22 Temmuz 2008 Salı

Garanti Bankası 3. Raunt

Bankadaki ilgili bayan bugün öğleden sonra telefonla aradı. Tek tek tüm yapılmasını istediğimiz işlemleri karar defterine yazmamız gerektiğini söyledi. Kişilerin de ayrı ayrı yetkili olduklarını belirtin dedi. Yaşadığımız süper diyalogları burada anlatacak hal kalmadı :)

Sonunda tamam o zaman, tüm işlemleri yapabilmek istiyoruz, bize tam yazılması gereken metni verin, biz de karar defterimize onu yazalım dedik. Söylüyorum ya işte deyip şifahen saymaya başladı. Faks çekmesini tekrar rica ettik. İşi yokuşa sürdüğümüzü söyleyerek, size ne yazacağınızı söyleyemem dedi. Oysa daha bir gün önce banka müdürü kendisine ne yazmaları gerekiyorsa yazın verin demişti. Kendisine bunu hatırlatmamız da bir şey ifade etmedi. Telefon kapandı.

Banka müdürünü aradık, durum böyle böyle, bize ne yazacağımızı bayan iletemiyor, lütfen bunun fakslanmasını sağlar mısınız dedik. Yılgınlık içinde olur dedi. Sonra bankadan bir faks geldi, evlere şenlik :). Bir beyaz kağıt (antet falan yok) üzerine el yazısıyla karalanmış bir işlem listesi. Ne isim, ne imza, ne antet, ne kaşe, hiçbişi yok... Gözlerimize inanamadık. Bir bankadan böyle bir faks aldık deseniz inanmaz kimse.

Volkan sağolsun oturdu antetli kağıda, genel sekreter imzalı/kaşeli bir yazı hazırladı. Lütfen antetli kağıdınıza, bir imza/kaşe ile iletin ki, biz de resmi evraklarımıza işleyebilelim, bunu dernekler masasına resmi evraktan gösteremeyiz içerikli bir yazıyı bankaya faksladı. Cep telefonu yine acı acı çaldı, banka müdürüyle onun "senli benli", benim "sizli bizli" konuştuğum bir diyalog yaşadık.

İşin özü şu : Banka, kendilerinde tüm işlemleri yapmak için nasıl bir resmi yazı gerektiğini size resmen söyle(ye)miyor. Böylece iki gün sonra ver(me)dikleri yazıyı kapsamayan bir durumla karşılaşıldığında "akledip yazsaydın onu da, senin suçun" diyebiliyorlar. Yersen...

Eh, dernek için yiyeceğiz gözüküyor. Yeniden karar defterine karar yazmak, en azından 4 yönetim kurulu üyesinin imzasını toplamak, koltuğumuzun altına defteri alıp bankaya yeniden gitmek gibi anlamsız angarya işler ufukta gözüküyor. Sağolasın biricik banka şubemiz.

Umarız derneğin bir sonraki yönetimi seçilene kadar banka(lar) yeni kurallar icat etmez, bizim de bu kazandığımız acı deneyimler bir kazanım olarak bizden sonrakilere kalır.

2 yorum:

latitude kullanicisi dedi ki...

Doruk'un yaşadıklarını okuyunca bundan 4-5 yıl önce Tolga ile yaşadıklarımızı hatırladım. Benzeri birkaç sahne yaşanmıştı. Fakat mutedil ve iddialı bir yaklaşımla halletmiştik.
Her ne kadar sonrasında Tolga kendisine gelen şifre/parola/kullanıcı hede hödösünü kaybettiği için benim şifremi kullanarak yıllarca işlemler yapıldı ama yine de işin doğrusu yetkili kişilerin erişiminin olması.
Diyeceğim odur ki: - Doruk hatırlar - Eğer parolayı kaybederseniz bir komedi yaşanacak... Yeni parola almak için "LKD'nin annesinin kızlık soyadının 3. ve 6. harfi nedir" diye sorulacak :) Eeeh bilin bakalım LKD'nin annesinin kızlık soyadı nedir? :)

Türker Gülüm

Enver ALTIN dedi ki...

Priceless diyor ya gâvur, tam ondan. Çok güldüm sabah sabah.. :)