23 Temmuz 2008 Çarşamba

Yeni yerimize taşındık, 200 m ileride

Dernek yönetim kurulu günlüğü baştan beri geçici olarak blogspot altında açılmıştı -- şimdi kalıcı yuvasına http://gunluk.lkd.org.tr/yk/ adresine taşındı.

Lütfen RSS beslemelerinizi yeni adresimize göre güncelleyiniz.

Bu sayfa 0 saniye içinde kendini yeni adresimize yönlendirecektir.

22 Temmuz 2008 Salı

Garanti Bankası 3. Raunt

Bankadaki ilgili bayan bugün öğleden sonra telefonla aradı. Tek tek tüm yapılmasını istediğimiz işlemleri karar defterine yazmamız gerektiğini söyledi. Kişilerin de ayrı ayrı yetkili olduklarını belirtin dedi. Yaşadığımız süper diyalogları burada anlatacak hal kalmadı :)

Sonunda tamam o zaman, tüm işlemleri yapabilmek istiyoruz, bize tam yazılması gereken metni verin, biz de karar defterimize onu yazalım dedik. Söylüyorum ya işte deyip şifahen saymaya başladı. Faks çekmesini tekrar rica ettik. İşi yokuşa sürdüğümüzü söyleyerek, size ne yazacağınızı söyleyemem dedi. Oysa daha bir gün önce banka müdürü kendisine ne yazmaları gerekiyorsa yazın verin demişti. Kendisine bunu hatırlatmamız da bir şey ifade etmedi. Telefon kapandı.

Banka müdürünü aradık, durum böyle böyle, bize ne yazacağımızı bayan iletemiyor, lütfen bunun fakslanmasını sağlar mısınız dedik. Yılgınlık içinde olur dedi. Sonra bankadan bir faks geldi, evlere şenlik :). Bir beyaz kağıt (antet falan yok) üzerine el yazısıyla karalanmış bir işlem listesi. Ne isim, ne imza, ne antet, ne kaşe, hiçbişi yok... Gözlerimize inanamadık. Bir bankadan böyle bir faks aldık deseniz inanmaz kimse.

Volkan sağolsun oturdu antetli kağıda, genel sekreter imzalı/kaşeli bir yazı hazırladı. Lütfen antetli kağıdınıza, bir imza/kaşe ile iletin ki, biz de resmi evraklarımıza işleyebilelim, bunu dernekler masasına resmi evraktan gösteremeyiz içerikli bir yazıyı bankaya faksladı. Cep telefonu yine acı acı çaldı, banka müdürüyle onun "senli benli", benim "sizli bizli" konuştuğum bir diyalog yaşadık.

İşin özü şu : Banka, kendilerinde tüm işlemleri yapmak için nasıl bir resmi yazı gerektiğini size resmen söyle(ye)miyor. Böylece iki gün sonra ver(me)dikleri yazıyı kapsamayan bir durumla karşılaşıldığında "akledip yazsaydın onu da, senin suçun" diyebiliyorlar. Yersen...

Eh, dernek için yiyeceğiz gözüküyor. Yeniden karar defterine karar yazmak, en azından 4 yönetim kurulu üyesinin imzasını toplamak, koltuğumuzun altına defteri alıp bankaya yeniden gitmek gibi anlamsız angarya işler ufukta gözüküyor. Sağolasın biricik banka şubemiz.

Umarız derneğin bir sonraki yönetimi seçilene kadar banka(lar) yeni kurallar icat etmez, bizim de bu kazandığımız acı deneyimler bir kazanım olarak bizden sonrakilere kalır.

21 Temmuz 2008 Pazartesi

Garanti Bankası 2. Raunt

Bu sefer koltuğumun altına haftasonu toplantıda ödünç aldığım dernek karar defterlerini de almış, gerekli tüm evrakların fotokopilerini de çektirmiş bir biçimde Kızılay Şubesi'nin kapısından içeri girdim. İlgili bayana bakıp gülümsememle "gene ben" dedim.

Evrak fotokopilerini verdim, asıllarını gösterebileceğimi ama zarar görmeleri riskine karşı kendisine veremeyeceğimi söyledim. Aldı evrakları, içeri gitti. Geri döndü, bu kararı almışsınız ama net değil dedi. "Şefime danıştım, "banka işlemleri" demişsiniz ama ya "tüm banka işlemleri" demeniz gerekiyor ya da tek tek işlem belirtmeniz gerekiyor; burada yetkili kişilerin ise ayrı ayrı mı yetkili olduğu yoksa ortak olarak mı yetkili oldukları belli değil" dedi. Kendisine bilumum mantıklı argümanlarla geldim ama bir işe yaramadı tabii. Sonunda kendisine yetki belgelerinin süreleri dolmuş bir sürü insana banka hesabına erişim verdiklerini ama derneğin seçilmiş yönetim kuruluna erişim vermediklerinden dem vurdum. Trajikomik olan hesaba "internetten erişimi" erişimden saymamaları, bizimse tek isteğimiz o :). Derneğin yetki belge süresi dolmuş insanlara haber vermesi gerektiğini, kendilerinin bilemeyeceğini söyledi. Ben de o zaman müdür dedim kendisine...

Müdürün karşısında benzer diyaloglar yaşadıktan sonra eskilere nasıl erişim verdiklerine dair belge istedim. Yine önemsemediler onu, geçiştirdiler. Yetkisiz insanlara erişim vermeleri konusunu tekrar dile getirdim. Bakın bizden kopyasını aldığınız yetki belgeleri tarihlidir, bitim tarihi yazar ama siz erişimi kesmiyorsunuz, yetki belge süresi dolmuş kaç kişinin hesaba erişimi var dedim. Müdür baktı belgeye, bayana dönüp "kesmiyor muyuz biz bunları otomatik" dedi, tabii bayanın verecek bir yanıtı yoktu. "O zaman yeni yetki belgesi istinaden eski kişilerin erişimlerini kesin" dedi (nasıl oluyorsa, bir kişide olmaz ki yetki belgesi, neyse kapıyorlar erişimi en azından). E o zaman yeni yetki belgesine göre erişim kesiyorsanız, erişim de verin dedim. "Vereceğiz, vereceğiz" dedi ve sorusu beni benden aldı "kaç para çekmek istiyorsunuz?". "Para falan çekmek istemiyorum, hesaba internetten erişebilmek istiyorum" dedim.

Bayanın masasına geri döndük, gerekli evrakları doldurduk. Onaylanması bir gün alırmış, hukuk bürosuna da evrakları göndermişler, bir problem çıkarsa gün içinde bağlantı kuracaklarmış. Gerçi yine çok güven verici değil durum ama imza/kaşeler atıldığı için en azından tekrar fiziksel münasebete girmeden çözebiliriz gibi (umut fakirin ekmeği). Belki antetli kağıda bir faksla istedikleri ifadeleri tamamlayabiliriz. Derneğin karar defterine noter vekaleti gibi yazmak gerçekten çok anlamsız.

Evet, kendi kendimize kaşınmış ve Türker'in adından kullanmaya devam edebilecekken dertsiz başımıza dert açmış gibi gözüküyoruz değil mi? :) Ama bu işi olması gerektiği gibi yap(tır)ıp, neler yapılmasını gerektiğini tam öğrenerek bizden sonrakilere sağlıklı bir bilgi aktarabilmek istiyoruz.

Eh, bu saate kadar bankadan faks ya da telefon gelmediğine göre bayan yarın telefonla dürtüklenme ihtiyacı hissediyor demektir :/

19 Temmuz 2008 Cumartesi

Cumartesi Öğleden Sonrası Ateşi

Yasal zorunluluklar derneğin Ankara'da ikamet eden dört yönetim kurulu üyesini biraraya getirdi. Karar defterindeki imzaların Pazartesi günü düzenlenecek 2. Banka Seferi öncesinde tamamlanması gerekiyordu.

Genel sekreterimiz Volkan Evrin'in karar defterine İstanbul turu yaptırmak için kullandığı "yanmaz" ambalajı tüm yönetim kurulu üyelerinden takdir gördü. Daha önce bir yönetim kurulu toplantısı sırasında mekanda yangın çıktığı için böyle bir paranoyaya sahip olmuştu. Ya kargo aracında yangın çıksaydı? İşte bu olasılığı bile düşünen Volkan'ı yanmaz ambalajlı karar defteri ile beraber resimledik :



Hepimizin ulaşımının kolay olduğu bir yer olarak, -önceki yönetim kurulunun aksi yönde öğütlerine karşın-, alışkanlık işte Bahçelievler'deki Bahar Unlu Mamülleri'nde buluştuk. Burası daha önce derneğin sayısız toplantısına ev sahipliği yapmıştı.

İki saat kadar süren toplantı daha çok sohbet havasında geçti. Anılarımızdaki toplantılara göre hem daha kısa hem de daha az yoğun geçti. Daha çok karar defteri, banka evrakları, kurumlarla görüşmeler gibi yasal ya da fiziksel olarak koşturulması gereken işlerle ilgili konuştuk.

Tepeden püskürtülen buhara Doruk bir türlü alışamadı, sürekli kağıtların ıslanacağı gibi bir tedirginliğe sahipti.



Ne yazık ki önceki yönetim kurulunun lafını dinlemeyerek hata etmişiz. Börek yoktu, gelen yiyecekler başarısızdı, servis ise feciydi. "Tekrar gelmeyecek biz".

17 Temmuz 2008 Perşembe

Karar Defteri'nin Yolculukları

Yönetim Kurulu üyeleri olarak hepimiz İnternet bağımlısı olunca, her hangi bir konuda tartışmamız ve karar almamız görece kolay oluyor fakat alınan kararların deftere geçirilmesi, gerçek imzaların atılması, üyelerin bir kısmı Ankara'da bir kısımı İstanbul'da olunca biraz zorluyor tabii ki.

Bu noktada eğer biz deftere gidemiyorsak defter bize gelsin dedik. Dün Ankara'dan yola çıkan defter Hakan, Onur ve Alper tarafından imzalandı ve tekrar Ankara yoluna çıktı :)

Karar Defteri'nin Yolculukları devam edecek...

Dernek 101 : Bankalar

Dün yetki belgelerini almış ve valilikle işlerinin çoğunu bitirmiş şen çocuklar olarak bankayla halleşelim dedik. Evet o aidatların ve bağışların yattığı banka hesabının olduğu Garanti Bankası Kızılay Şubesi'ne gitti Doruk.

Üst kata çıkıp yönlendirildiği görevliyle görüşürken eğlenceli diyaloglar yaşadı :

Doruk : Buyrun yetki belgelerimiz
Bayan : İmza sirküleriniz nerede?
Doruk : Biz şirket değiliz, bir derneğiz, derneklerin imza sirküsü olmaz.
Bayan : Bu yetki belgesini imzalayan kişinin belgesi lazım.
Doruk : Buyrun benim.
Bayan : Anlayamadım?
Doruk : Belgeyi imzalayan da benim zaten, derneğin başkanıyım.
Bayan : İyi ama kendi belgenizi kendiniz imzalamışsınız olmaz ki böyle.
Doruk : Olabiliyor demek ki, bakın altında valiliğin ıslak onay damgası var.
Bayan : Başka yetki belgesi var mı?
Doruk : Yani onları da getireyim isterseniz ama diğer kişilerin yetki belgelerinin altında da benim imzam var.
Bayan : İyi de bunda "gelir toplayabilir" yazıyor, harcama yapabilir yazmıyor.
Doruk : Hanımefendi parayı toplayan eline para geçtikten sonra harcama da yapar, nasıl durduracaksınız? O belgeyle toplanan paralar gelip bu bankaya yatıyor zaten.
Bayan : O zaman ticari sicilinizi (karşısındakinin hareketlenmesiyle beraber nakaratı duymamak için) ya da kuruluş belgesi falan bişiniz vardır herhalde, onu getirin.
Doruk : Dernek hesabının sizdeki dosyasında olması lazım zaten, banka hesabını açarken istemişsinizdir. Üstelik derneğin varlığını belgeler o, başka bir işinize yaramaz ki?
Bayan : O belgeden yetkili kişilerin isimlerini alacağız.
Doruk : Bu bir dernek, şirket değil ki. Şirketin kurucuları sermayaderleri olabilir, dernekteki kurucuların dernek üzerinde söz hakkı yoktur. Derneklerin yönetimleri zamanla değişir. Sadece seçilen yönetim kurulu üyelerinin yetkisi olur.
(Bu arada yetki belgesinin fotokopisini çekmeye çalışırken, yazıcı kağıdı sıkıştırır, güzelim yetki belgesi buruş buruş olur, sonra içeride sağlam bir yetki belgesi ütüleme çalışması yaptı)
Bayan : O zaman bana yönetim kurulunun seçildiğine dair bir belge getirin.
Doruk : Tabi, valiliğe verdiğimiz genel kurul bildirimini verebilirim ama onun altında da benim imzam var, kendiniz imzalamışsınız diye beğenmezsiniz.
Bayan : Bu yetki belgesinden kaç kişide var?
Doruk : 3
Bayan : İşte 3'ünüz toplanıp...
Doruk : Üç kişi birbirinden bağımsız para toplayabilir kişilerdir. Ortak imza değil.
Bayan : Onların da yetki belgelerini getirin o zaman.
Doruk : Tabii, hemen fakslatabilirim ama altlarında yine benim imzam olacak, söylemiştim.
(sessizlik)
Doruk : Peki şu anda hesaba kim erişebiliyor?
Bayan : Kimse erişemiyor gözüküyor hesaba işte.
Doruk : Olur mu? Biz internet üzerinden ulaşabiliyoruz ve işlem yapabiliyoruz.
Bayan : Benim önümde gözükmüyor.
Doruk : Yani internetten erişip dernek kasasını boşaltabiliriz ama fiilen...
Bayan : İşte yani önümde belgesi yok, bir tanıdık vasıtasıyla falan mı yaptınız, anlamadım ki...
Doruk : Kimler erişebiliyor peki?
Bayan : (eski yetkilileri sayar) Berk, Raif, Türker, ...
Doruk : E bir dosyamız falan yok mu, orada en azından onlardan ne belge almışsınız ona bakın.
Bayan : Önümdeki sistemde gözükmüyor, ne zaman kuruldunuz, başvurdunuz?
Doruk : 2000'de kuruldu dernek, ilk başka İş Bankası ile çalışıyorlardı; herhalde 2002 falandır.
Bayan : E işte çok eski tabii.
Doruk : Anlayamadım? Bankalar belgeleri 10 sene saklamak zorundadır, 5-6 sene bir banka için çok eski denebilecek bir zaman dilimi değil.
Bayan : Yani arşivde vardır herhalde.
Doruk : Ha, iyi yani bir dosyamız var en azından, sadece bilgisayara aktarmamışlar. Peki bilgisayarınızda gözüken başka bir STK'nın dosyasına baksanız, onlar nasıl yetkilenmişler, ona göre davranalım?
Bayan : (anlamaz) Diyorum işte, gözükmüyor önümde hiçbir belgeniz.
Doruk : Peki size tüm yönetim kurulu üyelerinin imzalarının olduğu, bu insanların başkan/genel sekreter/sayman olduğunun yazdığı karar defterinin fotokopisini getirsem?
Bayan : O olur işte, aslını getirin.
Doruk : Az önceki fotokopi çekme işlemine benzemesin de... Değerli evrak bunlar.
(sessizlik)
Doruk : Yalnız o kararın altında da benim ve diğer yönetim kurulu üyelerinin imzaları olacak farkındasınız di mi?
Bayan : Yani... evet ama en azından tüm üyelerin imzası var.
Doruk : (içinden "üye değil, yönetim kurulu üyeleri onlar. tüm üyeler olsa 980 kişiden imza toplamak lazım, her yönetim değişikliğinde bunu yapsak ohooo" der) Sonuçta onun fotokopisini getiriyorum, yapıyorsunuz işlemi.
Bayan : Evet.
Doruk : (içinden "hadi bakalım, pek inandırıcı olmadı ama...") Tamam, teşekkürler.

Görünen o ki, daha güçlü bir el için "hede, hödö ve büdü banka işlemleri yapmaya yetkilidir" diye bir karar yazıp işi sağlama almak lazım. Gerçi ona rağmen bu diyalogların birçoğunu yaşanması hatta, "müdürünüzle görüşeyim o zaman" cümlelerinin kurulması gerekecek ama o başka bir güne kaldı artık.

Eh, dernek karar defterinin genel kurul akşamından beri ertelediğimiz 900 km'lik yolculuğuna artık çıkması gerek gibi gözüküyor :)

16 Temmuz 2008 Çarşamba

MEB Eğitek ile Formatör Öğretmenlere Özgür Yazılım

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) eğitim ve öğretimin teknolojik gelişmelerle desteklenmesi için kurmuş olduğu bir Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (Eğitek) bulunuyor.

Geçmişte MEB Eğitek ile derneğimizin ortak çalışmaları olmuştu, IBM'den destek alarak kurdukları bir özgür yazılım laboratuvarında gerek dernek üyeleri, gerek çeşitli özel firmalar öğretmenlerimize Linux ve özgür yazılım konusunda çeşitli bilgiler aktarmışlardı.

MEB Eğitek derneğimizle bağlantı kurup, kurumlarındaki Linux ve özgür yazılım çalışmalarına farklı bir yaklaşımla tekrar ivme vermek istediklerini söylediklerinde çok sevindik.

Kendileriyle bu sabah bir saati aşkın bir süre sohbet ettik. Hızla yanıt verip görüştüğümüz için çok teşekkür ettiler. Daha önce yapılan ortak çalışmalar, yararlarından ve olası eksikler üzerine konuştuk. Yeni dönemde Türkiye'nin dört bir yanından Linux ve özgür yazılımlarla haşır-neşir olarak formatör öğretmenleri Ekim-Kasım aylarında bir özgür yazılımı eğitimi için biraraya toplayarak onların bilgilerini geliştirmek istediklerini söylediler. Formatör öğretmenlerin temel görevi, çeşitli konularda eğitim almak ve bu eğitimi diğer öğretmenlere aktarmak. Özgür yazılım konusunda bilgilenen formatör öğretmenler de, daha sonra kendi şehirlerine döndüklerinde burada öğrendiklerini oradaki diğer öğretmenlere aktaracaklar. Öğretmenler de bu bilgileri okullarda öğrencilere anlatacaklar.

Projenin hayata geçirilmesi ile ilgili hem görüşlerimizi, hem de desteğimizi istediler. Biz de geçmişte olduğu gibi kendilerine elimizden gelen desteği sağlayacağımızı, eğitim ve öğretimde özgür yazılımın yer almasını çok önemsediğimizi söyledik. Formatör öğretmenlere anlatılacak konuların sınıflandırılması ve süresi ile ilgili öneriler getirdik. Dernek olarak bu çalışmanın fiili bir parçası olabileceğimiz gibi, farklı kurumlarla bağlantı kurmalarında yardımcı olarak aradan çekilebileceğimizi anlattık. Kar amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşu olduğumuz için, bizim açımızdan önemli olanın bu eğitimin gerçekleşmesi olduğunu, bizzat hangi kurumun eğitimi verdiğinin bizim için hiç önemi olmadığını belirttik. Özgür yazılım konusundaki çalışmalarına hangi firmaların sponsor olabileceğine dair öneriler getirdik.

Bu çalışmalar beklenildiği gibi meyvalarını verirse, "bekleyin öğretmenler, özgür yazılım geliyor!" :)

Xen geldi, hoş geldi...


Bir süredir sunucu ekibimiz LKD sunucularında Xen destekli bir çekirdeği devreye alarak sanal sunucular yaratmak ve varolan servisleri bir düzene sokarak, yeni altyapı kurulumu ve yeniden servis yapılanması hedefindeydi. Sunucu yöneticimiz Ümit Ezerçe gerekli ayarları yapmış ve geriye sadece sistemin yeni çekirdekle açılma işlemi kalmıştı. LKD sunucularını barındıran Bilkent'teki sunucu odasına sadece Onursal Başkanımız Mustafa Akgül nezaretinde girebildiğimiz için gerekli işlemi 2 hafta önce Akgül hoca şöyle bir ayaküstü denemişti. Fakat, açılışta sorun çıkmış ve eski çekirdeğe geri dönülmüştü. Ümit Ezerçe Kıbrıs-İstanbul hattında olduğu için Ankara'da Kerem Cevahir'den yardım istedik. Xen konusundaki tecrübesi bizim sorunumuza çare olabilecekti.

Gerekli telefon diplomasisi ve herkese uygun gün ve saatin belirlenmesinden sonra 15 temmuz gün akşam 18:38 sularında Akgül hoca, Kerem ve Volkan Bilkent'te buluştular ve LKD sunucularının yanına gittiler. İlk yeniden başlat komutu verildi ve daha önce alınan hata tekrarladı. Aslında hata Xen ile ilgili değil de 2.4 çekirdekte olmayan raid1 uyarlamasının 2.6 çekirdek ile açılan Xen de disk hatasına neden olması imiş. O şekilde hatayı tespit ettikten sonra birazcık google taramasından sonra "mdadm --zero-superblock" marifeti ile sorun giderildi.



En sonunda eski diskler için denenmiş olan raid1 devreden çıkartıldı ve LKD sunucusu yeni Xen çekirdeği ile sağlıklı bir şekilde devreye girdi... Kerem Cevahir'in Xen konusundaki tecrübesini sunucu ekibi içinde daha etkin kullanmak için de gerekli girişimleri YK olarak yapmış bulunuyoruz ve kendisine yardımları için tekrar teşekkürlerimizi sunuyoruz.

15 Temmuz 2008 Salı

Bir Üye Yazılımının Öyküsü -- 3. Kitap

ÖNCEKİ BÖLÜMÜN ÖZETİ

Derneğin kuruluşundan kısa bir süre sonra üye sayısının artmasıyla beraber üye bilgilerinin tutulabilmesi, üyelerin değişen iletişim bilgilerini güncelleyebilmeleri ve aidat durumlarını görebilmeleri için bir üye yazılımı gereksinimi ortaya çıktı.

İlk bu işe girişen üyelerimizden Enver Altın oldu. PHP/Postgresql ile bir yazılım geliştirdi. Kayıtlar bu yazılımla tutulmaya başlandı. İlerleyen dönemlerde yazılım yetersiz kalmaya başladığında Enver yeterli vakit ayıramaz hale geldiğinden proje durma noktasına geldi. Artan gereksinimler yazılımın mevcut hali ile kullanılmasını çok zor hale getirdi.

Üye veritabanı yazılımına el atan ikinci üye Tolga Korkunçkaya oldu. Eski yazılıma ek yapmak yerine PHP/MySQL ile yeni bir yazılım geliştirdi, veritabanı bilgilerini aktardı. Yazılım aktif olarak kullanılmaya başlandı. Bir süre sonra Tolga da yeterince zaman ayıramamaya başladı.

Bu dönemde mevcut üye veritabanı yazılımının temel koduna dokunmadan, diğer dernek üyeleri tarafından ek modüller geliştirildi. Doruk Fişek Postfix (e-posta yönlendirmeleri) ve Apache/htaccess (intranet erişimleri) entegrasyonlarını yazdı. Nihat Ciddi Mailman entegrasyonunu yaptı. Arman Aksoy raporlama bölümlerini ekledi, aidat hesaplarını ve karşılaşılan çeşitli hataları düzeltti. Onur Yerlikaya Apache/htaccess erişimlerinin tutulduğu veritabanı sistemi için bir web arayüzü geliştirdi.

Nisan 2007'de dernek üyelerimizden biri, başka bir(kaç) dernek üyesi ile özel sürtüşmesi sonucunda derneğin üye veritabanı yazılımına yetkisiz giriş yaparak üye bilgilerini ve parolalarını aldı. Durumun öğrenilmesi sonrasında kullanılan güvenlik açığı giderildi ancak koddaki olası diğer açıklardan endişe edildiği için üye veritabanı yazılımı geçici olarak devre dışı bırakıldı.

Üye veritabanı yazılımına üyeler erişemediği için lkd-uye listesine giriş/çıkış sekteye uğradı, intranetlere erişim kesildi.

İki farklı güvenlik firması ile yazılımın kaynak kodunun güvenlik denetiminin yapılması için bağlantı kuruldu ancak denetimlere başlanmasına karşın tamamlan(a)madı.

Bugün itibarıyla üye veritabanı yazılımı hala devre dışı bulunuyor.

YENİ BÖLÜM

Dernek artık önümüze bakmaya çalışıyoruz. Üyelerin dernek üyelerine özel listelere kolayca katılıp/ayrılabilmeleri, üyelere özel web alanlarının (intranet) tekrar oluşturulabilmesi, dernekle ilgili ayrıntılı bilgilere ulaşabilmeleri, kendi aidat bilgilerine kendilerinin bakabilmesi için bu işin ivedilikle çözümlenmesi gerekiyor.

Dernek üyeleri üç farklı yöntemi artıları ve eksileri ile değerlendirdi :

1) Mevcut üye yazılımının kodlarını svn'e koyup herkesin geliştirmesine açarak kullanmaya başlamak.
- Dezavantaj : Oluşan güvensizlik nedeniyle güvenlik kaygısının aşılmasının zor olması. Temel yazılımla 4 senedir ilgilenilmediği için elden geçirilmesi gerekmesi. Her ek özellik için kendimizin uğraşması gerekmesi.
+ Avantaj : Hemen kullanmaya başlayabilecek olmamız. Derneğin toplum için "ürettiği" bir yazılım, yaptığı bir teknik proje olacak olması.

2) Yeni bir üye yazılımı yazmak, bunu yaparken geliştirmeyi svn üzerinde herkese açık, bir özgür yazılım projesi gibi yapmak.
- Dezavantaj : Geliştirme tamamlanana kadar kullanamayacak olmak, geliştirme sürecinin uzama riski. Her ek özellik için kendimizin uğraşması gerekmesi.
+ Avantaj : Sıfırdan yazılacağı için daha fazla hareket özgürlüğü. Derneğin toplum için "ürettiği" bir yazılım, yaptığı bir teknik proje olacak olması.

3) Derneklere üye yazılımı üreten bir firmadan sponsorluk ve/ya ücret karşılığı yazılım alarak kullanmak.
- Dezavantaj : Olası yazılım özelleştirme problemleri. Tam bize uyan/uydurulan bir yazılım bile olsa, kaynak kodunun büyük olasılıkla kapalı kaynak kodlu olacak olması --> ilkesel çatışma.
+ Avantaj : Yazılım geliştirme gibi bir yükten kurtulmuş olacağız.

Üyelerin kendi aralarında yaptıkları değerlendirmelerin hemen hepsi sıfırdan yeni bir yazılım geliştirme üzerine oldu. Bir üye, piyasadaki iki özgür yazılımı özelleştirerek entegre etmeyi önerdi ama bu entegrasyon üzerinde çalışmaya talip olan kimse çıkmayınca; sıfırdan yeni yazılım geliştirmeye yoğunlaşıldı.

Üye yazılımında ne özellikler bulunması gerektiğinin bir listesi çıkarıldı, yazılımın geliştirilmesi için teknik seçimler ise kodu geliştirecek insanlara bırakıldı. Yapılan çağrı sonucunda 5 kişilik bir ekip oluştu :

* Bahri Meriç Canlı / kodlama, yönetim
* Koray Toksöz / kodlama
* Burak Usgurlu / kodlama
* Gökmen Görgen / test, kod eniyileştirmesi
* Enis Hürkan Burakçı / test

Bu kişilere ilerleyen aşamalarda grafik dizayn ve web tasarımı için Umuthan Uyan ve Mehmet Fatih Yıldız da dahil olacaklar. "Kodu yazan, kuralı koyar" düşüncesiyle, tüm geliştiricilerin ortak kullanabildiği dil PHP ve veritabanı sunucusu MySQL proje aracı seçimleri oldu.

Projenin idaresi ve yürütücülüğünü aralarından Bahri Meriç Canlı üstlendi. Bu demek değil ki tüm kararları o verecek, ekip üyeleri fikirlerini sonuna kadar söyleyecek ve savunacak :). Topluluk projeleri ancak yoğun fikir alışverişi ile başarıya ulaşabiliyor.

Projenin iki adet herkesin üye olmasına açık e-posta listesi var :

1) uyeyazilimi@liste.linux.org.tr : Üye yazılımı ile ilgili tüm yazışmaların gerçekleştiği e-posta listesi. Tüm teknik tartışmaların geçtiği, kararların alındığı liste. İsteyen herkes listeye salt-okunur olarak üye olabiliyor ancak sadece geliştiriciler yazabiliyor.

2) uyeyazilimi-commits@liste.linux.org.tr : Svn kod hareketlerinin bildirildiği bir duyuru e-posta listesi. Otomatik svn duyuruları dışında kimse yazamıyor.

Projenin svn servisinin kurulması ve ayarları ile Bahri ilgileniyor, kısa zamanda aktif olacaktır. Yazışmalar başladı bile, olası bir yüzyüze toplantı için planlar yapılıyor.

14 Temmuz 2008 Pazartesi

Özgür Yazılım Popüler Bilim Dergisi'nde

Toplumun her kesiminin anlayacağı bir dille bilimi 15 yıldır okurlarına aktaran Popüler Bilim Dergisi derneğimizle bağlantı kurarak gelecek sayısında Linux ve özgür yazılımlara yer vermek istediğini belirtti.

Dernek üyelerimizden Bora Güngören, dergide yayınlanmak üzere özgür yazılımın tarihçesini ve son kullanıcı için kullanım alanlarını anlatacak 3 sayfalık bir yazı hazırlıyor.

12 Temmuz 2008 Cumartesi

Yine Yeniden "Birlikte Çalışılabilirlik Raporu"

ÖNCEKİ BÖLÜMÜN ÖZETİ

Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), e-Dönüşüm Türkiye Projesi Kısa Dönem Eylem Planı (KDEP) kapsamında birlikte çalışılabilirlik (interoperability) esaslarının belirlenmesi ve bu konuda bir rehber yayınlanması için bir çalışma başlattı.

DPT'nin Bilgi Toplumu Dairesi'nin koordinasyonunda yapılan çalışmada, çeşitli kamu kurumlarından kişiler çağrılarak bir komisyon oluşturuldu. Derneğimizin o dönemki genel sekreteri Türker Gülüm de, çalıştığı kurum olan TÜBİTAK adına o toplantılara katıldı. TÜBİTAK'taki görevinden ayrıldıktan sonra da, üyesi olduğu sivil toplum kuruluşları TBD ve LKD adına toplantılara ve yazışmalara katılmaya devam etti.

Birlikte Çalışılabilirlik Rehberi'nin ilk sürümü 5 Ağustos 2005'te resmi gazetede başbakanlık genelgesi olarak yayınlandı ve yürürlüğe girdi.

Rehber ile kamu kurum ve kuruluşlarının bilgi alışverişinde daha etkin olmasını sağlayacak ortak standartların belirlenmesi ve böylece birlikte çalışılabilirliği sağlamak amaçlanıyor.

Kısa vadede bilişim altyapılarını yeni kuran kurumların, bu altyapılarının standartlara uyması hedeflenirken; uzun vadede bilgi teknolojisi altyapısı standartlarına uymayan kamu kurumlarının da, altyapılarını uyumlulaştırmasının sağlanması hedefleniyor.

Daha detaylı bilgi için, rehberin yayınlanmasının ardından Türker Gülüm'ün derneğin o dönemki elektronik dergisi Penguence'ye yazdığı yazıyı okuyabilirsiniz.

Gelişmeleri aktif takip etmeyen birçoğumuz bu çalışmanın burada kapandığını sanıyorduk.

Gerek ilk sürümdeki yazım hatalarının düzeltilmesi, gerek coğrafi bilgi sistemleri (GIS) konusundaki gereksinimleri tam karşılamaması, gerek güvenlik standartlarının değişmesi, gerekse gelişen teknolojiye ayak uydurulması için rehberin revize edilmesi yoluna gidildi. Zaten baştan beri "yaşayan" bir belge olması düşünülmüştü.

Bu süreçte de, tıpkı ilk rehberde olduğu gibi derneğimizin o dönemki genel sekreteri Türker Gülüm dernek adına aktif olarak çalıştı. Dernek üyelerimizden komisyonda (kendi kurumları adına) görev alanlar da oldu. Kilolarca e-posta yazışması yapıldı. Ancak tüm çabalara karşın alt komisyon raporları hiçe sayılarak rapora son aşamada bazı eklemeler yapılması engellenemedi.


YENİ BÖLÜM

Dün Devlet Planlama Teşkilatı, Birlikte Çalışılabilirlik Rehberi'nin ikinci sürümünün taslağını yayınlamış durumda. Bu taslak toplumun eleştirilerini bekliyor.

Rehberin esas can alıcı kısmı "Dosya Değişimi" bölümü. Dernek olarak buraya kapalı/belirsiz dosya biçimlerinin girmesini engellememiz gerekiyor. Kamuya iş yapan birçok firmanın gözü bu çalışmanın üzerinde, sürekli aradan delik bulup kendi özel dosya biçimlerini ekletmeye çalışıyorlar.

Biz de dernek olarak bu taslağı en ince ayrıntısına kadar inceleyip, olası hatalarını bulup, bunları resmi bir yazı haline getirip DPT'ye derneğin resmi görüşü olarak bildirmek için çalışmalara başlıyoruz. Zaman çok yok, iki hafta içinde yazının hazırlanması ve DPT'ye iletilmesi gerekiyor.

11 Temmuz 2008 Cuma

Valilikte Evrak İşlemleri (2. Raunt)

Salı günü boyumuzun ölçüsünü aldıktan sonra, bu sefer iyi hazırlandık :)

Hakan Uygun, denetleme kurulu asil üyelerinden ve yedeklerinden kimlik bilgilerini toparlayarak daha önce hazırladığı genel kurul seçim bildirimine ekledi. Genel kurulda divan kurulu üyeliği yapan Cenk Atay, divan kurulu raporuna son rötuşlarını yaparak çıktısını aldı ve divan kurulu başkanı Ertan Barut ile diğer divan kurulu üyesi Efe Çiftçi'ye raporu imzalattı. Serdar Dalgıç ise eski tüzükle yeni tüzük arasındaki farkları tüzük üzerinde işaretledi.

Tüm bunlar olurken, tüzüğü inceleyen Recep Kırmızı 6.2 ile 6.4 arasındaki 6.3 maddesinin yerinde olmadığını farketti. İşin ilginci eski tüzükte de yok gözüküyordu. Bir saate yakın yaşanan ufak çaplı paniği Türker Gülüm kolayca çözdü -- 6.3 başlığı koyultulmamış ve arada boşluk eksikliğinden 6.2'ye birleştiği için farkedilmiyordu. Büyük bir rahatlama ve sakinleşme yaşandı -- tekrar tüzük basılması gerekse o imzalar nasıl tamamlanırdı tekrar...

Bugün tam donanımlı olarak dernekler masasına gidince işimiz 5 dakika bile sürmedi. Evraklarımızı teslim ettik, bir genel kurul koşturusunun daha çoğu böylece bitmiş oldu. Geriye sadece yeni tüzüğün onaylı halini almak için 10 gün sonra tekrar dernekler masasına gitmek kaldı.

10 Temmuz 2008 Perşembe

"Özgür Kitap" Anadolu Ajansı'nda

Dernek üyelerimizden M. Ali Vardar'ın geçen hafta internet üzerinden özgür bir lisansla dağıtmaya başladığı "Açık Kodlu Uygulama Geliştirme Araçları" kitabına ilgi artarak büyüyor. Bir hafta içinde 4000'den fazla kez indirilen kitap, şimdiden yazarın eski basılmış kitaplarından daha büyük bir kitleye ulaşmış durumda.

Bugün 13:42'de Anadolu Ajansı bu özgür kitabı, Türkiye'deki tüm basın-yayın kuruluşlarına aşağıdaki haber ile duyurdu :

===============================================

-LKD'DEN ÜCRETSİZ KİTAP
-LKD ÜYESİ VARDAR, ''AÇIK KODLU YAZILIM GELİŞTİRME ARAÇLARI'' İSİMLİ KİTABIYLA, İŞLETİM SİSTEMİ YAZMAK İSTEYENLERE İPUÇLARI VERİYOR

ANKARA (A.A) - 10.07.2008 - Linux Kullanıcıları Derneği (LKD) üyesi yazar Ali Vardar, ''Açık Kodlu Yazılım Geliştirme Araçları'' isimli kitabıyla, işletim sistemi yazmak isteyenlere ipuçları veriyor.

Vardar, ''http://www.linuxprogramlama.com/documents/acikkodlugelistirme.pdf'' internet adresinden indirilebilen 145 sayfalık kitapta, Linux veya Unix işletim sistemi ile tanışmış, C bilgisayar programlama dilini bilen kişilere, Linux ve Unix sistemlerinde özgürce kullanılabilecek açık kaynak kodlu yazılım geliştirme araçlarını tanıtarak, kullanım örnekleri veriyor.

Vardar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, örneklerin C dilinde verildiğini ancak bu dili öğretme amacı taşımadığını belirtti.

Tanıtılan açık kodlu yazılımların tümünün GPL veya BSD lisanslı olduğunu ve kitabın bu iki özgür yazılım lisanının Türkçe çevirilerini de içerdiğini kaydeden Vardar, ''Kitap, Linux veya Unix altında tümüyle açık kodlu yazılım geliştirme araçları kullanarak bir proje gerçekleştirmek için gereken editörden derleyiciye, hatadan arındırma araçlarından paketleme araçlarına kadar tüm yelpazeyi örneklerle tanıtmakta'' dedi.

Ali Vardar, internetten ücretsiz temin edilen kitap için LKD'ye bağış yapılmasını istedi.

(CÜN-SKA)

===============================================

9 Temmuz 2008 Çarşamba

Valilikte Evrak İşlemleri (1. Raunt)

Evraklar hazırlandı; dün (Salı günü) geçen dönemki yönetimden Türker Gülüm ve Mustafa Bodur, mevcut yönetimden Doruk Fişek Ulus'taki Ankara Valiliği'nde bulunan dernekler masasına gitmek üzere buluştular. Ama eski döneme ait evrakların kontrol çalışmalarının uzaması nedeniyle bir saatlik bir gecikmeyle, ancak devlet dairelerinin öğle tatilinin başlamasına 15 dakika kala yürüyüşe geçebildiler.



Bir anda evrakların birinde imza eksiği olduğu hatırlanınca, bulunan ilk gölge ve sert yüzeyde hemen o eksik tamamlandı :



Daha sonra farkettik ki, bu gölge herhangi bir gölge değil. 1646 yıllık tarihi bir anıtın gölgesine sığınmışız :



Sonunda öğle arasına 10 dakika kala Ankara Valiliği'nin kapısından girdik :



Koşturarak dernekler masasının olduğu odaya girdik. Eksik imza, damgalar basıldı. Yetki belgeleri için Doruk Fişek hızla yetki belgesi onaylama odasına gitti. 11:59'da kapısından girilen yetki onay odasındaki görevli 3x3 onay belgesini öğle tatiline 1 dakika kalmış olmasına rağmen "şimdi git, öğleden sonra gel" demeden evraka girdi ve onayladı.

Her şey bu kadar yolunda gitmedi ne yazık ki. Divan kurulu raporunu Doruk Türker'in, Türker de Doruk'un divan kurulundan aldığını zannediyormuş. Üstüne üstlük toy yeni yönetim olarak "Genel Kurul Sonuç Bildirimi"ne denetleme kurulu üyeleri ve yedeklerini yazmayı düşünmemişiz. Yetmedi, bizden hem eski dernek tüzüğünün çıktısını, hem de yeni dernek tüzüğünde değişen yerlerin sarı bir kalemle vurgulanmasını istediler.

Kısaca elde yeni yetki belgeleri ama yapılamamış bir genel kurul bildirimiyle ve tüzük değişikliği ile kös kös valilikten ayrıldık. "Gene gelecek ben" derken, bir taraftan da Matrix filminden bir sahne ile kendimi avutuyordum -- "herkes ilk seferinde düşer".

Eh, üç penguen bir araya gelip de acelesi kalmayınca, kaçınılmaz son gerçekleşti, kendimizi lezzetli yemekler yiyip sohbet ederken bulduk :

7 Temmuz 2008 Pazartesi

Büyük gün öncesi son hazırlıklar

Geçen dönemki genel sekreterimiz Türker Gülüm'den beklediğimiz yeşil ışık geldi, Salı günü valiliğe gidiyoruz. Tüzük değişikliğinin ve genel kurulun bildirimini yapacak, eski yönetimin yetki belgelerini teslim edip kendi yetki belgelerimizi onaylatacağız. Böylece artık dernekle ilgili resmi işlemleri yapabilir hale geleceğiz.

Bununla ilgili eksikleri toplamak için eğrisi doğrusunu denk geldi; hem Doruk Fişek, hem Shane Shields, hem de Volkan Evrin aynı zaman diliminde işyerlerinin Sincan Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan ofislerindeydi. Pazartesi, saat 14:30 civarında herkes toplandı.

Önce Shane "tüzük değişikliği için 55 imza da sen at" kampanyasına katıldı :



Sonra Volkan önceden çıktısını alıp hazırladığı yetki belgelerinin bir taraftan fotoğraflarını zımbalarken, Doruk da altlarını imzaladı.



Her mecaz hem gerçek anlamıyla "bitse de gitsek..."

5 Temmuz 2008 Cumartesi

Huzurlarınızda : PK 500!

Derneğe resmi evrak göndermiş olan herhangi biri için PK 500 Yenişehir - Ankara birçok anlam ifade edebiliyor. Fotoğrafınızı, üyelik formunuzu, dekontunuzu ve daha nice evrakları o adrese göndermiş olabilirsiniz. Derneğin resmi yazışma adresi o.

Eski yönetim kurulundan devir teslim işlemleri sırasında "bu da PK 500'ün anahtarı" dediklerinde yüzüm ışıldadı. Yenişehir postanesinin nerede olduğunu biliyordum, defalarca önünden geçmiştim ama hiç o efsanevi posta kutusunun nası bişi olduğunu bilmiyordum. Aslında o ana kadar böyle bir merakım olduğunun bile farkında değildim. Her hafta gidip kontrol etmeme imkan olmamasına karşın yakın zamanda o tarafa gideceğimi düşünerek anahtarı aldım.



Postaneden girdikten sonra, etrafa bakınıp soru sorabileceğim birini arandım. En uygun gözüken insanın kapısında "Müdür" yazmasından dolayı çekinip soramadım. Sonunda yemeğini yediği için önünde kimse olmayan bir görevliye posta kutularının yerini sordum, alt kata inin "Muharrem Bey'i" bulun dediler.

Aşağı indiğimde beklemediğim bir tabloyla karşılaştım (nasıl bişi bekliyorsam artık). Filmlerdeki özel banka kasaları gibi seri halinde enine ve boyuna yüzlerce posta kutusu...



Göz ucuyla görevliye baktım, bir başkası ile ilgileniyordu. Posta kutu numaralarına bakındım, ta taaam, 500 orada. Şimdi elimdeki anahtarı takınca bu açılacak değil mi dedim kendi kendime. Görevlinin işi bitecek gibi değil, açayım gitsin dedim. Açtım, içinde bir tane mektup.




Aldım mektubu, kutuyu kapattım, bir anda "taahhütlü gelen" evrakların teslim alın(a)ma(ma)sı öyküleri aklıma geldi, hmmm görevliye onu sormam gerekiyor demek ki dedim. Sıramı bekledim, PK 500'ü bekleyen bir evrak var mı dedim, görevli şüpheci gözlerle bakıp yok dedi (evet, Türker değilim, napcan şimdi). Ben de o tek mektubu çantama koyup koşar adım uzaklaştım.

Kafamda ise ezgiye eşlik eden şu sözler yükseliyordu : "Oradaa bir posta kutusu var uzakta... O posta kutusu bizim posta kutumuzdur"

4 Temmuz 2008 Cuma

Sponsor peşinde

Bir etkinlik bittiği zaman aslında etkinliğin organizasyon süreci bitmemiş oluyor. 20-21 Haziran'da yapılan Linux ve Özgür Yazılım Konferansı'nın üzerinden 10 gün geçmiş olmasına karşın, hala penguenler hesapları toparlıyor, bildiri/sunumları bir araya getirmeye çalışıyor, plaketleri sahiplerine teslim ediyor ve sponsorlardan ödeme almaya çalışıyor.

Sponsorlarla ilişkiler gerçekten özel ilgi istiyor. Her birinin kendi yoğurt yiyişi var. Özel bir form doldurmanızı isteyenler, belirli harcamalar direk kendilerine fatura edilmesini isteyenler, düzenli çalıştığı reklam firması üzerinden ödeme yapmak isteyenler ve daha niceleri. Olay onunla bittiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz, birçok yasal evrak gidip gelmesi gerekiyor -- yasal evrakları sağlam olsun diye özel kargo ile gönderseniz bile ilgili kişinin eline geçmeyebiliyor, kurum içinde kaybedebiliyorlar. Sonra uğraş dur...

Araya reklam firmasi girmesi ayrı bir boyut açıyor, çünkü bir kurumla daha uğraşmak demek. İşlemleri büyük bir ciddiyetle yapanlar olduğu gibi; bazıları kendi nakit akışlarını dengelemek için sponsor firmadan parayı alıp, sizi aylarca oyalayıp, derneği hem yasal hem mali açıdan zor duruma sokabiliyorlar.

Kısaca ne ararsanız var :)

Çarşamba günü derneğimizde geçen dönem yönetim kurulu üyeliği yapan Sinan Alyürük ile yeni dönem yönetim kurulu üyesi Doruk Fişek buluşarak, bir sponsorumuzdan ödeme almamızda yardımcı olacak penguen dostu bir firma ile görüşmeye gitti. "Kavuğu devretme" çalışmaları kapsamında, ilgili kişi ile tanışıldı. Genel olarak Linux dünyasından ve kendi kurumlarının Linux'a geçişlerinden konuşulurken, dernek üyelerimizden Murat Üstüntaş'ın da binada olduğunu ve üst katta sistemleriyle uğraşmakta olduğunu öğrendik. Sohbet onu da içine alarak genişledi.

Firmada işimiz bittikten sonra, beraber çıktık ve üçümüz "derneğin tarihi mekanları" serisine devam ederek Net Piknik'te bulduk kendimizi. 2-3 saat boyunca gerek dernekten, gerek özgür yazılımdan, gerek bilişim sektöründen, gerekse de hayattan konuştuk.



Peki tarihi mekanlığı nereden geliyor buranın?

Bundan tam 6 yıl önce, ilk yapılan Linux ve Özgür Yazılım Şenliği'nin üçüncü günü akşamı, pestili çıkmış organizasyon ekibinin çoğu eğlenmek için Net Piknik'e gitmişti. Ayrıntıları anlatmamıza gerek yok çünkü bu anıyı ölümsüzleştiren 17 dakikalık, "azkat" (az kesilmiş) bir amatör video kaydı bulunuyor.

3 Temmuz 2008 Perşembe

Özgür Yazılımla ilgili bir Özgür Kitap :)

Derneğin genel kurul sonrası koşuşturması devam ederken, kutumuza dernek üyelerinden M. Ali Vardar'dan bir e-posta düştü. 2-3 yıldır fırsat buldukça yazdığı ve bitmesine az kalan "Açık Kodlu Uygulama Geliştirme Araçları" kitabından bahsediyordu. Önceki kitaplarında olduğu gibi Papatya Yayıncılık'ın kitabı basmak istediğini ancak kendisinin kitabının özgürce elektronik olarak dağıtılmasını istediğini söyledi. İnsanlardan kitabı beğenmeleri durumunda bağış yapmalarını istemeyi düşündüğünü söyleyerek, fikrimizi sordu.

Kitapların yayinevi kaygısından bağımsız hazırlanıp dağıtılabilmesi, çok daha fazla kişiye ulaşabilmesi ve baskısından bağımsız olarak ölümsüzleşebilmesi oldukça güzel bir yaklaşımdı. Başarılı olursak, kitap yazarları icin örnek bir model oluşturmuş oluruz diye düşündük.

Kendisine fikrini çok olumlu bulduğumuzu, seve seve elimizden gelen desteği vereceğimizi söyledik. Duyuru hazırlayalım, web reklamı (banner) yapalim, hatta belki bir ufak sayfa tasarlayalım gibi düşünceler kafada uçuşurken bir baktık ki dün "kitabım hazır" diyen bir e-posta geldi.

Hummalı bir koşuşturu başladı. Mahmut Sedat Eroğul kitabı indirip, inceleyerek bir duyuru metni hazırlamaya girişti. Ali Haydar Eroğlu ve son şenlik / konferans afişlerimizi tasarlayan Umuthan Uyar banner tasarımına girişti. Eski yönetimden güncel basın telefon/faks bilgilerini aldık.

Gün sonunda duyuru hazırdı. Dernek antetine duyuru yerleştirilerek basın kuruluşlarına ve haber merkezlerine fakslanmaya başlandı. E-posta ile gerek özgür yazılım camiasına, gerekse de bilişim teknolojileri ile ilgili çeşitli haber grupları / listelere duyuru gönderildi. Bugün öğlen saatlerinde ise ilk seri banner'lar hazırdı. www.linux.org.tr düzenlendi; Türkiye'de faaliyet gösteren irili-ufaklı özgür yazılım gruplarıyla bağlantı kurularak, sitelerine bu banner'lardan yerleştirmeleri, üyelerine duyurmaları rica edildi.

Artık top okurlarda... Kitabı beğenecekler mi? Yazarın bu cesur davranışını alkışlayacaklar mı? Yazara bağışta bulunarak, yayınevinden alacağı telif ücretinden belki daha fazlasını ona ulaştırabilecekler mi? Geri beslemeler ile kitabın daha da gelişmesini sağlayacaklar mı? Bu soruların yanıtlarını ilerleyen aylarda hep beraber öğreneceğiz.

1 Temmuz 2008 Salı

Web kuzen web

Kameralarımız bu kez Ankara'da. Derneğin web çalışmalarından sorumlu Bahri, Volkan ve Doruk Bilkent'te bir yemekçide (ne kadar şaşırtıcı bir mekan seçimi!) derneğin web uygulamalarını masaya yatırdı.



Özellikle dernek iç web siteleri (intraneti) üzerine yoğunlaşan konuşmalar 2 saati aşkın bir süre devam etti. Yemek sonrası olayın bittiğini sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Otobüs bekleme ve sonra Kızılay'a yolculuk sırasında sohbet ikili olarak devam etti.

Tabii dünden devreden 165 imzayı unutmayalım, 55 daha gitti, 110 kaldı.